بســـم الله الرحمن الرحيم
İbadetlerde Allah (c.c.)'a Ortak Koşmamak
"İbadet", "yardım dileme" ve bunun kapsamına giren "korkma", "umma", "sığınma", "tevekkül", "tevbe", "bağışlanmayı dileme" gibi bütün şeyler, ortağı bulunmayan ve tek olan Allah'a yapılır.
"İbadet", ulûhiyetine;
"istiane" (yardım dileme) de rubûbiyyetine bağlıdır.
Allah, âlemlerin rabbidir; O'ndan başka ibadete layık ilâh,O'ndan başka Rab yoktur. Ne bir melek, ne bir peygamber, ne de bir başkası.
Büyük günahların en büyüğü, Allah'a ortak koşmaktır. Seni yaratan O olduğu halde, başkasını O'na eşit kılmandır.
Ortak koşmak, ibadetinde, tevekkülünde ve yardım dilemende başkasına pay tanımandır.
"İyi bil ki!, halis (katıksız) din Allah'ındır (Allah'a dönüktür); O Allah'ı bırakıp da putlardan kendilerine bir takım başka veliler/dostlar edinenler: "Onlara, bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk/ibadet ediyoruz" derler. Şüphesiz Allah ihtilaf ettikleri (ayrılığa düştükleri) şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve kâfir kimseyi hidayete (doğru yola) eriştirmez.” (39 Zümer 3) diyenlerin dediği gibi.
Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Elbette ki sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz ve (dünyada iken) size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Ve içinizde gerçekten ortaklar olduklarını iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de (şimdi) beraberinizde göremiyoruz. Böylece (onlarla) aranız açılmış ve iddia etmiş olduklarınız sizden ayrılmışlardır." (6 En'âm 94)
"onlar Allah'dan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki; onlar, hiç bir şeye güçleri yetmeyen ve düşünme gücü olmayan şeyler olsalarda mı onları şefaatçi edineceksiniz?"(39 Zümer 43)
"Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra da arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçi olanınız yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?" (32 Secde 4)
Namaz ibadeti bir bütün olarak ve aynı zamanda sücûd, rükû, tesbih, dua, kıraat ve kıyam gibi kendi başına birer ibadet olan cüzleriyle sadece Allah için yapılır...
Nafile ibadetler de yalnızca Allah için yapılır.
Ne güneşe ve aya, ne bir devlet başkanına ve bir peygambere, ne salih bir kişiye, ne de bir peygamberin ve salih bir kişinin mezarına yapılması doğru değildir.
Bütün peygamberlerin şeriatında durum budur. Bu, şeriatımızda da dile getirilmiştir. Hattâ dinimiz nafile bir ibadet olarak yaratıkları yüceltmekten ve onlara değer vermekten de sakındırmıştır. Bu sebepledir ki, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Muâz'ı kendisine secde etmekten nehyetmiş ve:
"Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, üzerindeki hakkının büyüklüğünden dolayı kadının kocasına secde etmesini emrederdim" (İbn Mâce . Nikah 4;Ahmet İbn Hanbel lV/381, VI/76, V/228) buyurmuştur.
Yine sahabenin, selâm verirken eğilmelerini ve kendisi namazda otururken onların kendi peşinde ayakta durmalarını yasaklamıştır.
Sadakalardan genel ve özel zekât da böyledir; sadece Allah için tasadduk edilirler.
Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
"Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu, nimeti) yoktur"
"Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir)." (92 Leyl 19-20)
"Biz size, ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yedirmekteyiz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne de bir teşekkür." (76 İnsan 9)
"Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve içlerindekini kuvvetlendirmek için (hayra) sarfedenlerin (harcamalarının) misali, tepe üzerindeki bahçenin misali gibidir. (Öyleki) oraya bol yağmur isabet ettiğinde ürününü iki kat verir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti ona yeter (de yine ürün verir). Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir." (2 Bakara 265)
"İnsanların mallarında artsın diye, vermekte olduğunuz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek vermekte olduğunuz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır." (30 Rûm 39)
Dinde bunun ne bir kral, ne güneş, ne ay, ne bir peygamber veya salih bir kişiye yapılması caiz değildir. Bazı dilencilerle falan ve filânın kerametlerini abartanlar gibi.
Peygamberlerden ya da sahabeden veya salih kimselerden birine yemin ederler. Hz. Ebû Bekir' e, Ali'ye, Nureddin Arslan'a, Şeyh Adîy'e, Şeyh Calid'e vs. ye yemin olsun derler.
Hacc da öyledir. Sadece Beytullah haccedilir. Sadece o tavaf, edilir. Sadece onun çevresinde vakfe yapılır.
Ne bir peygambere, ne salih bir kimseye ve ne de bir peygamberin ve salih bir kişinin mezarına veya herhangi bir puta ziyaret yapılır.
Oruç da öyledir. İbadet olarak sadece Allah için tutulur. Ne yıldızlar için, ne güneş için, ne ay için, ne peygamber ve salihlerin mezarı için tutulur.